Özelgüvenlik görevlilerinde artık yorgunluk ve hüzün hakim. Çünkü günde bir 13-15 mesai ile zulüm çekiyorlar.
şirketlerin daha çok, eleman tasarrufu daha fazla kar düşüncesi gereği gerek şirket sahipleri ,gerekse güvenlik amirleri
insafsızca güvenlik görevlilerini ezmekteler.
Özel güvenlikler,, türlü zorluklarla, borç harç para bulup kursa katılıp kimlik alıyor, aylarca belkide yıllarca iş arayıp
zar zor asgari ücretle de olsa kabullenip işe başladıktan sonra ,tamamen hayal kırıklığı yaşamaktadırlar..
tavizler tavizleri doğurmaktadırçalışma saatleri uzatılıyor yaş sınırı aşağıya çekiliyor eğitim düzeyi yükseltiliyor,,
yaşı ilerlemiş ve ortaokul mezunu , meslektaşlarımızın şansı giderek yok olmaktadır.
Haftada yedi gün, günde 13 saat,mesai , hafta sonu tatili bazen.. çoğu kez kullandırılmıyor.
yolücreti yemek yok , Meslektaşım , işsiz ve parasız kalınca her türlü olumsuz şartları kabbullenmek
zorunda bırakılıp ,çalışmaya razı oluyor.
Bizler , on üç saat çalışıp, yorgun halde evimize gidiyoruz.. onlara asla ama asla hakkımızı helal etmiyoruz.
Ertesi gün yine git ve geller,, sorunlar aşıkar ancak sorunların bertarefı için kimsede tık yok
Ben de güvenlik görevlisiyim ve Onlarla aynı havayı soluyorum. Bu mesleğin şartlarının
bu şeklini ve mesleğin bu şekilde yapılmasını sevmiyorum. Bu da hiç etik ve doğru değil,tam bir trajedi.
İşte bu noktada olan güvenlik görevlisi arkadaşlarımıza oluyor.Adeta robotlaştırıldık.
Şirketler,daha çok kazanma adına, güvenlik görevlilerine dayatmada bulunuyor.
Buna insan vücudu dayanmaz..Asıl mağdur olanlarımız 5188 sayılı kanunla özel sektörde ki çaışanlarımızdır.
Hiç bir sosyal güvencesi olmayan bizlerin çalışma koşullarımız hakkında
Hükümetimizin halen hiç bir bağlayıcı düzenleme yapmaması,,
Asla adalet, kalkınma,insanlık, emek kavramları ile bağdaştıramıyoruz.
Adeta sömürülmemiz için çanak MI tutulmaktadır.
Çünkü biz güvenlik görevlileri,, ne ünlü, ne zengin, ne de sosyal haklara sahipiz grev hakkımız dahi yok!
çalışma koşulları,bedenlerimizi rahatsız ettiği gibi artık ailelerimizide rahatsız ediyor.
uluslararası iş hukukunun hangi maddesinde bu şartlar vardır sorarım.
BURADAN HAYKIRIYORUM ÖZEL GÜVENLİK SEKTÖRÜNÜ,İŞSİZLİK VE PARASIZLIK KORKUSU YÖNETİYOR
Tuhaf, ancak hükümetimiz sayesinde ,sorunlardan kurtulacağımız bir noktadayız
Tüm meslektaşlarım dertli, herkes bir kıvılcım bekliyor. Geçenlerde meslek taşalarımızla
Bir saat konuştuk. Artık çoğu meslektaşlarımın ortak düşüncesi güvenlik işi istemiyor.
"Bir şey yapalım, biz yapmadıkça çalışanlarımız ya banka içinde parasızlıktan intihar ediyor veya 15-20 saat insanlığa
Aykırı şartlarda çalışıyor" itiraz edince iş akti fes ettiriliyor diye.KendimiZİ makine gibi hissediyoruz.
Buna ancak biz 'dur' diyebiliriz. Dışarıdan biri gelip, bize haklarımızı verecek değil. Konu, acilen
hükümetimize iletecek, bizlerin sesimizi duyuracak çalışmalar yapmalı.
çalışma şartlarımızın ve iş yaşammımızın selameti için sendikaya üye olmalıyız .
Güvenlik şirketleri daha ucuz iş gücü istiyor.Daha çok kazanç..
Biz de kara kara düşünüyoruz fakat taviz tavizi doğuruyor bakınız şu zamanımız da istihdam edilenler
lise ve silahlı vasıflarında meslektaşlarımız işe alınıyor, varmı böyle bır kanun .Ya diğer insanlarımız.
Artık kendimizi kimsesizliğe mahkum etmiyelim .Asla tembel değiliz.
Kuralsız, sendikasız bir ortam var şu an bir mücadele veremiyoruz arkadaşlar
Bu işler sedikalaşmayla, örgütlenmeyle olur.kadaşlar ben Sendikalaşmadan yanayım. düzenli çalışma koşulları ,
mutlu çalışanların olduğu iş kolları sendikalı olanlardır .Şu ana kadar ki şartlarla çalıştırılmamız,
Bizler ,aşırı stres ve yorgunluğa mahkum bırakılarak, can güvenliğimiz ve sağlığımız göz ardı ediliyor.
. İşin kalitesi düşüyor. pskololojik ve bedenen zarara uğratılıyoruz
Arkadaşlar ,Hak verilmez alınır, bizler sendikalı olalım ve dernekleşelim ,örgütlü çalışmamız gerekiyor. .
Peki sorun nasıl çözülecek?
Hepimiz yangın başlatacak bir 'kıvılcım' bekliyoruz gibi,Sendika ve derneklerle İşbirliği şart.
Mesleğimizin ve bizlerin geleceği için görev, hükümetimize ,bizlere ve sendika yöneticilerimize düşmektedir..
,
Hükümetimiz acilen komisyonda bulunan kanun tasarısını meclise getirmeli ve kanunlaştırmalıdır.
Daima dayanışma ve emekten yana olduğunu, hükümetimiz artık ıspat etmeli hemde acİlen.üç yüz binler
de onlara teşekkürlerini gerektiğinde yapmasını bilirler..
Bizlere düşen görev de Sendikalaşmak ve etik şartlar sunmayan şirketleri boykot etmemiz.
Sendikalı olan meslektaşlarımıza iş vermeyen şirketlerde olacak,o şirketleri iletişim organları ile
teşir edip,boykot etmemiz ve hukuki haklarımızı kullanmayı artık öğerenmeliyız.
Gerekirse duyarsız kalmayıp Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne de başvurmalyız bu sorun sadece bizleri değil
yeni meslektaşlarımızı ve gelecekleri de etkiliyen bir sorundur..
Artık sektörümüzü korkular yönetmesin.
ARTIK BÖYLE GİTMEZ
Artık birlik ve beraberlik günüdür arkadaşlar
"HEP BİRLİKTE SENDİKALAŞMALIYIZ"
'
Bu haber 430 defa okunmuştur.